Kopenhag Yorumu Nedir? Kuantum Mekaniği ile İlgili Ne Söyler?

Öne Çıkanlar

Çift Yarık Deneyi’nden bahsedilirken ya da Çoklu Evrenler Kuramı’nın uzantısı olan Sicim Kuramı gibi teorilerden bahsedilirken sık karşılaşılan bir kavram vardır: “Kopenhag yorumu”.

Kopenhag Yorumu, kuantum fiziğinin en ünlü deneylerinden Çift Yarık Deneyi’nin sonuçları üzerine yapılmış yorumlardan biridir. Yorum; ilk olarak Niels Bohr ve öğrencisi Werner Heisenberg tarafından Danimarka’nın Kopenhag kentindeki Niels Bohr Enstitüsü’nde geliştirilmiş olmasından ötürü bu ismi almıştır.

Çift Yarık Deneyi’nde, iki yarığa doğru ateşlenen fotonlar bir ölçüm yapılmadığı takdirde dalga gibi davranarak arkadaki ekranın üzerinde girişim yani dalga deseni oluşturur. Eğer bir şekilde ölçüm yapılırsa o durumda da sadece yarıkların arkasında iki ışık kümesi oluşur. Yani deneyde gözlem yapmak deneyin sonucunu değiştirmiştir.

Kopenhag Yorumu, bu durumu “dalga fonksiyonunun çökmesi” ile açıklar. Yani gözlemci bir gözlem yaptığında, o ana kadar “kuantum olasılıkları” olarak var olan dalga fonksiyonu (yani fotonların elektromanyetik dalgaları) sadece tek bir olasılığa indirgenir. Böylece olasılık dağılımı, tek bir olasılığın “gerçek olması” haline dönüşür.

Photo by: The Life of Psi
Fotoğrafta Kuantum Fiziği’nin babaları arasında yer alan Niels Bohr ile İzafiyet Teorisi’nin babası ve Kuantum Teorisi’ne bol bol katkılarda bulunmuş olan Albert Einstein görülüyor. İkili, bir diğer önemli teorik fizikçi olan Paul Ehrenfest’in Hollanda’nın Leiden kentinde bulunan evinde bulunuyor. Sözü edilen kişilerin sıklıkla bir araya gelerek dönemlerinin fiziğine yön verecek tartışmalar yaptıkları biliniyor. Böylesi rahat bir ortamda yapılan tartışmaları ve bu tartışmalardan çıkarılan sonuçlar, Niels Bohr tarafından “Atom Fiziğinin Epistemolojisi Üzerine Einstein ile Tartışmalar” başlığıyla 1949 yılında yayımlanmıştır. Bu tartışmalar, bilim felsefesine yaptığı önemli katkılardan ötürü anılmaktadır.
Meşhur “Schrödinger’in Kedisi” deneyi de, aslında bu yorumun açıklarını göstermek için oluşturulmuş ama aynı zamanda olguyu iyi bir şekilde açıklayan bir düşünce deneyidir. Bu deneyde kapalı bir kutunun içinde bir kedi ve yarı yarıya kediyi öldürme olasılığı olan bir düzenek vardır. Schrödinger bu kutu açılıncaya kadar kedinin süper pozisyon durumunda olduğunu (yani hem ölü hem canlı) ancak kutu açılınca kedinin dalga fonksiyonunun çöktüğünü ve bu olasılıklardan sadece birinin gerçek olduğunu öngörür. Kuantum fiziğinin makro boyuttaki bir canlı olan kediyi bu şekilde etkilemesi Schrödinger tarafından çok mantıksız bir durum olarak görülmekteydi ve bu yüzden bu deneyin Kophenag yorumunu çürüttüğünü öne sürüyordu. Ancak gene de bir analoji olarak kullanıldığında verilen örnek, Kophenag yorumunun kuantum evreninde nasıl işlediğini güzel bir şekilde açıklamaktadır.

Yani çift yarık deneyinin bu yorumuna göre sadece bir evren vardır ve biz, o Evren’in içinde yaşamaktayız.

Kopenhag Yorumu, söz konusu deneyleri izah etmek için geliştirilmiş tek yorum değildir. Birçok fizikçi, başka deneylerden gelen gözlemsel verileri kullanarak Kopenhag Yorumu’na karşı çıkmıştır. Dolayısıyla Kopenhag Yorumu’nun alternatifi olarak Çoklu Evrenler Yorumu, De Broglie-Bohm (Pilot Dalga) Yorumu, Kuantum Uyumsuzlaşma Yorumu gibi onlarca farklı açıklama da geliştirilmiştir. Ancak Kopenhag Yorumu, bugün en çok kabul gören yorumların başında gelmektedir.

Çağrı Mert BAKIRCI

https://evrimagaci.org/kopenhag-yorumu-nedir-kuantum-mekanigi-ile-ilgili-ne-soyler-3198

Diğer Yazılar

Okuyucu Yorumları

Bir Cevap Yazın

Popüler İçerikler